‘Mağlubiyet kültürü’ açılımı!

“Gol ofsayttı, hakemin başı yarıldı” filan gibi ayrıntıları geçiyorum; bir maç oynandı, ev sahibi kazandı. Kazanan sevindi, yenilen üzüldü. Rekabetin tabiatında vardır; galip mağlupla dalgasını geçecektir, hakkıdır; nitekim güzel espriler yapıldı. Sineye çektik! Lâkin iş tadında kalmadı, birileri aşağılanmazsa, galiplerin yüreği yağ bağlamaz fikriyle lüzümsuz işler yapılıyor.


Evde derbi

Bundan tam bir hafta öncesinin akşamına gidiyoruz. 9 Kasım Pazar gününe.Maç günü; futbol liglerinin, hatta dünya çapında “derby”lerin en çok önemsenip ilgi gören karşılaşmalarından biri oynanacaktı o akşam.Biz Galatasaraylılar, açık söylemek lâzımsa pek gururluyduk o gece. Lâf değil, daha perşembe akşamı, Portekiz Ligi’nin devedişi takımlarından Benfica’yı kendi evinde, üstelik evire çevire yenip zafer sarhoşu olmamış [...]


Bu ‘ilk’in arkası gelirse…

Sahadaki takımlardan birinin 11 yerli oyuncu ile mücadele etmesi başlangıçta dikkatimi çekmedi ama ikinci devrenin ortalarına doğru, öteki takımda tam sekiz yabancının varlığını fark edince, “futbol tarihimizde bu bir ilktir” diye kaleme kağıda sarılıp liste yapmaya koyuldum. Emin olmak istiyordum. Önce Galatasaray onbirinde yabancı olup olmadığını gözden geçirdim, sıra Fenerbahçe’ye gelince yerli oyuncuları saymak yetti; [...]


İki farklı “Batılılık” yorumu: GS ve FB

Tarih öğretmeni sınıfa giriyor; yoklamayı tamamladıktan sonra öğrencilere, -Çocuklar diyor, “bugünkü dersimiz çok kısa sürecek”. Öğrencilerin gözleri sevinçle ışıldıyor. Öğretmen devam ediyor, -Dersimiz kısa sürecek çünkü konu, Fenerbahçe’nin Avrupa tarihi! … Nükte zâlim; hele bugünlerde iyice bunalmış durumdaki Fenerbahçe taraftarları için çekilir gibi değil fakat ilginçtir ki günümüzün futbolu, sadece futboldan ibaret değil, çok daha [...]


Bir Cim-Bom şampiyonluğunun felsefi arkaplanı

Futboldan hazzetmediklerini gizlemeyen arkadaşların “Ne anlıyorsun şu futbol taraftarlığından.” sorularına manidar bir cevap bulmakta hep zorlandım; bu müşkülün temelinde “oyun” kavramı karşısında yetişkinlerin kendilerini bir türlü rahat hissedemeyişinin tedirginliği olmalı. Oyunu herkes sever; ama bunu sadece çocuklar itiraf edebilir. Bu espriyi Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre’nin yeni kitabını okurken fark ettim; “Gel de çık işin [...]