Soru: Ezik miyiz? Cevap: Bittabii!

Bir futbol camiasını büyük yapan şey nedir; açıp içine bakalım; büyüklük neyle ve nasıl oluyor, nedir yani? Bizdeki karşılığı belli: Şampiyonluk sayısı, taraftar bolluğu, müzedeki kupaların çokluğu, bütçe genişliği, satın alınan futbolculara büyük paralar ödenmesi vesaire. Ha, ara sıra etik değerlerimiz, kulüp kültürümüz, geleneğimiz gibi lâflar da edilmiyor değil. Tamamen göstermelik ve içi boşaltılmış lâflar [...]


Çakma din!

T24 Sitesi’ndeki haberi, diğer haber kanallarında göremedim: Üç büyük (?) İstanbul takımından birinin taraftarları, “Bu mıntıkada sadece bizim takımın şampiyonluğunu kutlarız” gerekçesiyle semtin kalabalık güzergâhlarında nöbet tutmuşlar; kendilerine “Dağılsanız iyi olur, niçin toplandınız?” diye sual eden güvenlik görevlilerine de, “Size ne yahu, biz kendi takımımızın kazandığı dördüncülüğü kutluyoruz” diye mizah yükü yüksek bir cevap vermişler. [...]


Futbol artık çok sevimsiz

Kumarbazlar hîle yapabilirler ama kendilerine hîle yapılmasına kesinlikle hoşgörüyle bakmaz, öfke duyarlar; bu tesbit, bütün kumarbazların hilekâr olduğu anlamına gelmiyor, sadece “oyun ahlâkı”nın gerekliliğini vurgulamak amacında. Her neviden oyunu çekilir ve câzip kılan oyun ahlâkıdır, yani oyunun kuralları; oyun ahlâkının vazgeçilmez kurallarından biri şudur meselâ; “Oyun esnasında kural değiştirilmez, böyle şeyler oyun sonrasına ertelenir.


Futboldan niçin ve nasıl soğudum?

Eski okuyucularım bilirler; ara sıra kaçamaktan futbol yazıları kaleme almayı pek severdim. Kaçamak diyorum, çünkü bizim gazetenin spor servisini yönetenlerden kimse çıkıp da, “Yahu Ahmet abi, ara sıra bize futbol yazıları yazsan ne güzel olur?” demek incefikirliliğini göstermemişti (Yalnız bühtân etmeyelim, bir ara Hayri Beşer bir jest yapmıştı galiba!); ben de denk düşürdükçe önemli gördüğüm [...]


Hiddink gitsin; ben geleyim!

Özellikle spor tâbiri olarak kullanılan temel teknik bir kavram var; Frenkçesi “Fundamental”. Dersimiz futbol olduğu için oradan örnek vereyim derin bir futbol bilgesi olarak! Bir gencin futbolla nisbetini ölçmek için 5-6 metreden topu ona doğru sertçe gönderiyorsunuz ve topa karşı tepkisini gözlüyorsunuz. Topu sanki vücudunun tabii bir uzantısı gibi durdurup en kısa zamanda yeniden hareketlenmeye [...]


O zalim an

Bundan tam bir hafta önce Türk futbol tarihinin en dramatik, en renkli ve en heyecan verici günlerinden birini yaşadık. Ecnebiler, bu gibi durumlara “fantastic” diyorlar; fantastik, yani olağanüstü, şahane, müthiş, ancak hayal mahsulü olabilecek fevkalâde bir durum. Fenerbahçe, kendi evinde, Kadıköy’de Saraçoğlu stadında Trabzonspor’la oynadı; galip gelse koca bir yılı şampiyon bitirecekti; olmadı. Futbol açısından [...]


‘Mağlubiyet kültürü’ açılımı!

“Gol ofsayttı, hakemin başı yarıldı” filan gibi ayrıntıları geçiyorum; bir maç oynandı, ev sahibi kazandı. Kazanan sevindi, yenilen üzüldü. Rekabetin tabiatında vardır; galip mağlupla dalgasını geçecektir, hakkıdır; nitekim güzel espriler yapıldı. Sineye çektik! Lâkin iş tadında kalmadı, birileri aşağılanmazsa, galiplerin yüreği yağ bağlamaz fikriyle lüzümsuz işler yapılıyor.


‘Bir hesap verme halimiz yok’ dedi ve…

Bir numaralı sorumlu, maçtan sonra değerlendirme yapıyor: “Hiçbir zaman başkasını suçlamadım. Oyuncularımı asla. Maçta bir grup istifa diye bağırdı, bir grup imparator diye. 89-90 yılından beri bu seyircinin yeri tribün olmadı. Genelde hep sokaklarda gezdiler, hem de gururla. O zamanlar ben vardım, yine olacağım. Unutulmasın ki her türlü önemli başarıda benim damgam bulunmaktadır.”


Canavar Burhan Afrika yollarında

-Şşşt, dur bakayım; biz kimiz, kimiz biz söyle bakayım! Hoop, sakın yanlış yapayım deme ha, akıllı ol ve adam gibi söyle; biz kimiz?-Valla ne bileyim abi, ne desek boş!.. Daha doğrusu duruma göre değişir! Şimdi sen birden böyle pat diye önümüze atlayıp, kimlik sorunca şeyettik biraz… Sen ne dersen biz oyuz abi, yeter ki kızma! [...]


Evde derbi

Bundan tam bir hafta öncesinin akşamına gidiyoruz. 9 Kasım Pazar gününe.Maç günü; futbol liglerinin, hatta dünya çapında “derby”lerin en çok önemsenip ilgi gören karşılaşmalarından biri oynanacaktı o akşam.Biz Galatasaraylılar, açık söylemek lâzımsa pek gururluyduk o gece. Lâf değil, daha perşembe akşamı, Portekiz Ligi’nin devedişi takımlarından Benfica’yı kendi evinde, üstelik evire çevire yenip zafer sarhoşu olmamış [...]