“Kih kih” yok beyler; mindere buyurun!
Önce elmalarla armutları ayırıyoruz; Hüseyin Üzmez’in gazetelere, mahkemelere, bilahire televizyonlara düşen hikâyesinde tasvib edilecek, -daha beteri- ses çıkarılmayacak, görmezden, duymazdan gelinecek bir husus yok. Dünyada hiçbir kız babası, evladının böyle bir hikâyede incinmesini istemez, kabul etmez. Kezâ bu gibi insânî şeyleri, her vukûbuluşunda “kınıyoruz, ayıplıyoruz” diye lânetçiler korosuna katılmak gibi bir şart da yoktur. Ahlâkî [...]


