CHP’nin Florya eylemini destekliyorum fakaat…
Bu defa CHP’yi destekliyorum; bu, hem benim için hem de CHP için çok hayırlı ve ilginç bir noktadır; hayırlıdır, çünkü bu satırların yazarının müfrit CHP aleyhtarı olmadığını gösterdiği gibi CHP’nin -pek sık olmasa da- herkesin destekleyebileceği eylem ve tutumlar içine girebildiğini gösterir. CHP İstanbul il teşkilatı, geçtiğimiz cumartesi günü Florya sahillerindeki Güneş plajının yeniden halka [...]
CHP için kader anı: Atı arabanın önüne koşmak
Cumhuriyet Halk Partisi, Millî Mücadele’nin tamamlandığı yılda, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri’nin siyasi tabanı üzerine kuruldu; ilk adı “Halk Fırkası” idi, 1925 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın teşkilinden sonra adını önce Cumhuriyet Halk Fırkası, daha sonra CHP olarak değiştirdi.
Soğuk bir gazoz ister misiniz sayın vekilim?
Cumhuriyet değerlerinin uyanık ve zinde evladı CHP Grubu’nun o gece Meclis oturumunda, adeta uyurgezer hâline bürünerek sivil kişilerin askerî mahkemelerde yargılanmasını engelleyen kanunu kabul etmesi beni çok huzursuz etti. Acaba bir kollektif hipnoz olayı ile mi karşı karşıyayız? Araştırmacı yazar tarafım galeyana geldi; tedkik etmeye koyuldum ve gördüm ki 1784 senesinde Marquis de Puysegur’un, manyetize [...]
Panik?
Deniz Baykal “Ankara Kulisi” programında Fikret Bila ve Murat Yetkin’e çok önemli açıklamalarda bulunmuş. Söylediklerinin önemi, bugüne kadar perakende söylediği şeyleri bu defa derli toplu tarzda yeniden ifade etmesinde; tam bir serbest irâde beyanı, yani daha sonradan, “öyle demek istememiştim; sözlerim maksadının dışına taşmış, yanlış anlaşılmış” diyebilme imkânını ortadan kaldırıyor, pokerci tâbiriyle “rest” çekiyor. Deniz [...]
CHP, yargıdan yana tavır koymak zorundadır
Ergenekon Davası Türkiye’nin sadece bugününü değil, geleceğini de etkileyen bir seyir gösteriyor. Eski Yargıtay başkanlarından Sami Selçuk, “Bu dava devletle ilgili olduğu için suç açısından siyasi bir davadır. Ama suç siyasidir diye, dava siyasallaştırılamaz. Ergenekon davası A’dan Z’ye siyasallaşmıştır” görüşünü savunurken zihinlerde soru işareti bırakan bir müphemliğe yol açıyor. Bu sözü düpedüz, “Hükûmet, yargıya müdahale [...]
Bizdendir bizdeen!
Şimdi anlıyorsunuz değil mi Baykal’ı niçin sevdiğimi; onu tenkid vadisinde diğerlerinden ayırdederek nasıl kayırıp kolladığımı?..Ayol o bizden birisi… Gözümün içine bakınız, ne demek istediğimi anlayacaksınız; “bizden” diyorum; öyle demekle de yetinmiyor, üstüne üstlük mânidar bir şekilde göz kırpıyorum. Bizdendir bizdeeen…
CHP’yi seviyorum
“Bir köpek bir adamı ısırırsa bu bir haber değildir fakat bir adam bir köpeği ısırırsa bu bir haberdir.” cümlesiyle ifâde edilen o meşhur iletişim efsânesini elbette daha önce duymuş olmanız gerekir. Kamuoyunda tanınmak isteyen kişi ve kurumlar, basının dikkatini çekerek kendilerini müsbet -olmadı menfî- mânâda haber konusu haline getirebilmek için oturup ciddiyetle düşünür, çeşitli plânlar [...]
Kutsal masa
Ne kadar ayıplasanız haklısınız; bir haftadan beri resmen dalga geçiyor olmalıyım ki, şu meşhur “Lozan Masası” haberini atlamışım.Haber şöyle: İsviçre Konfederasyonu Başkanı Pascal Couchepin, Türkiye’yi ziyaret etmeden önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e güzel bir jest yapmak istemiş ve ellerini çenesine dayayıp, “Acaba ne yapsam Türkleri çok sevindiririm?” diye hayli düşündükten sonra Lozan Antlaşması’nın imzalandığı masayı hediye [...]
Ooooo!..
Bir dakika, bir dakika… Olay nasıl cereyan etmiş anlayalım önce; Güzel Laçin Hanım diyor ki: “CHP’li değilim, CHP’ye oy vermem. O gün akrabalarımız oradaydı, onlarla vakit geçirmek istedim. Sonra arkadaşlarım gidince tek kaldım. Bir anda Baykal’ın bir şey taktığını fark ettim. Ne olduğunu anlamadım bile. Ben CHP’yi bilmem. Hatır gönül için oradaydım.” Ah Güzel Hanım, [...]
Köy görünüyor, duman tütüyor
Kibar tabirle “dinci olmayan bir kısım basın”ın yöneticileri, meseleyi ancak Alfabe kitaplarında görülebilen basit bir dikotomiye ircâ etmekle, mesleki kariyerlerinin en berbat işlerini çıkarıyorlar; nedir o: “Dinciler devleti ele geçirmek istiyor, masum yurtseverlere, itibarlı aydınlanma önderlerine polis baskısı ve katakullisi ile çamur atılıyor, hani nerede bu iddianame. Uyduruktan bir dava icad ediliyor vesaire, vesaire…”


