Türkiye Kürtleri’nin geleceÄŸine dair
Cemil Meriç yazılarının çoÄŸunda, okuyucuya “buna ne gerek var; bilmiyor muyuz?” dedirten uzun kavram izahları yer alıyor; niçin: Çünkü hangi kavramın hangi mânâyı iÅŸaretlediÄŸini bilmeden mesafe alınamayacağı açıktır. Herkesin kendi lugatçesini cebinde taşıdığı bir ülkede yaşıyoruz biz; böyle ülkelerde bilim geliÅŸmez, fikir bunalır, siyasetin zemini kayar, retorik bıktırır ve vuzuh savuÅŸup gider.
Ölümünün 20. yılında yeni bir Cemil Meriç portresi
Cemil Meriç 13 Haziran 1987′de vefat ettiÄŸinde, ardında kayda deÄŸer miktarda okuyucu ve hayran kitlesi bıraktı; bu kitlenin içinde -Cemil Meriç’in tâbiriyle “sol intelijansiya”dan- pek az insan vardı; ona kısaca “saÄŸcılar” diyebileceÄŸimiz bir okuyucu kitlesi alâka göstermiÅŸ ve Cemil Meriç’in yazdıklarında kendi zihin dünyalarını geniÅŸleten ve daha önemlisi ibrâ eden bir anlam bulmuÅŸlardı. Dücâne CündioÄŸlu, [...]
Ciddiye alınması gereken bir Cemil Meriç eleştirisi
Dücane CündioÄŸlu’nun, ‘Bir Mabed Bekçisi’ ve onun hemen akabinde yayınladığı ‘Bir Mabed İşçisi: Cemil Meriç’ adlı çalışmaları üzerinde durmalıyız; çünkü ‘fikir arkeolojisi’ denilebilecek bir türe giren bu tarz çalışmaların benzerine pek rastlamıyoruz; alıştığımız biçimiyle bir monografi sayılmaz, tam manasıyla biyografi de deÄŸil. Fikir arkeolojisi belki en doÄŸru karşılık. Arkeolojik çalışmalar, daima bir ‘yeniden inÅŸa’ maksadına [...]
Cemil Meriç’in Kırk Ambar’ına ne oldu?
Aksiyon dergisinin 615. sayısında (18 Eylül 2006) Muhsin Öztürk ilginç bir kitap hikâyesi kaleme aldı. “Bu bir Jurnaldir” baÅŸlıklı yazıda Öztürk, Cemil Meriç’in Kırk Ambar isimli eserinin oÄŸlu Mahmut Ali Meriç tarafından “yeniden yayına hazırlama”sını ele alıyor, kitabın yeni baskısında M. Ali Meriç’in eleÅŸtirel bir yaklaşımla metinlere müdahale etmesini, ilgililerin görüşlerine müracaat ederek irdeliyordu. “İlgililer” [...]
Itır gülün sesi, ışık sonsuzun
Cemil Meriç ismini daha önce kimler duydu?” sorusunu, havaya kalkıp kalkmamakta tereddüt eden bir kaç el cevaplandırdı.Aynı soruyu dört ayrı sınıf ta takriben iki yüz öğrenciye sordum; mütereddid parmakların oranı hiç deÄŸiÅŸmedi. “Bu Ülke’yi okuyanların sayısı yaklaşık ellide bir civarındaydı. “Bu Ülke’nin yayılandığı yıllarda doÄŸan nesil Cemil Meriç’ten habersizdi. Onlara Cemil Meriç’i anlatmayı denedim, hayatından, [...]


