Devlet tepkisi: ‘Hepsi müttehimdir!’

Dersim’de devletin niçin gereÄŸinden fazla haÅŸin ve nisbetsiz güç kullandığını anlamak için, hadiseden yıllarca önce Menemen’de vukubulan Kubilây hadisesinin pek bilinmeyen bir yönüne eÄŸilmekte fayda var. AÅŸağıda zikredeceÄŸim örnek, bize kısaca o dönemde “Devlet refleksi”nin ölçülerini ve karar mekanizmalarının iç yüzünü gösteriyor. Bu bilgileri iki yıl önce (21 Kasım 2009) yayınladığım “Çekiç ve Çivi” baÅŸlıklı [...]


Kanunî zulüm, meşrû şiddet!

Dersim Tenkili konusunda devletin niçin lüzumundan fazla sert ve abartılı şiddete başvurduğunu zihinde netleştirmek için, bir politikacı olarak Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın problem çözmekte tercih ettiği usûl, alışkanlık ve davranışları kavramak lâzım. Yapmak istediği şeyleri engelleyen unsurlara karşı yaklaşımı iyi anlaşılmalıdır. 1918 sonbaharında M. Kemal Paşa hiyerarşik üstlerine bağlı bir generaldi. Samsun’a üstlerinin bilgisi ve [...]


Kaybeden idare fırkasıdır çocuk!

Hürriyet refikimiz, üç gün boyunca Åžehriban OÄŸhan’ın kaleminden çok dikkat çekici bir yazı dizisi yayınladı; bu dizi, Atatürk’ün özel kalem memurlarından Ali Rıza Erdim’in (Bebe) hâtıratından yapılan özettir. Hâtıratın hikâyesi ilginç: “Bebe” Rıza, yaÅŸlanınca (1973 yılında) bildiklerini anlatmak için güvenilir bir gazeteci aramış ve Seyfettin Turhan’la on kaset uzunluÄŸunda iki celselik bir görüşme yapılmış ama [...]


Okumaya dair

Bir kısmı şöyle: “Biraz ağır olmamış mı; ÅŸimdi sizi dava ederlerse ne yapacaksınız?..” Bir baÅŸkası, “Fikirleri 90 yıldır revaçta diyorsunuz; ya birisi bize 1400 yıl önce yaÅŸayan birinin yolundan gidiyorsunuz derse ne yaparız?” derdinde. EleÅŸtirilerin genel havası, “Siz iÅŸgal kuvvetlerinin yönetiminde mi doÄŸup büyümeyi tercih ederdiniz; namaz kılıp, oruç tutuyorsanız Atatürk’ün sâyesinde” civarında fakat itiraf [...]


Benim Atatürk filmimin sinopsisi

Benim Atatürk filmimin “sinopsis”i şöyle: 1926 Yılı. Reisicumhur M. Kemal PaÅŸa’ya İzmir’de suikast hazırlığı yürüten Ziya HurÅŸit, İsmail ve Gürcü Yusuf, eylemden sonra kendilerini kayıkla kaçıracak Giritli Åževki’nin ihbarıyla yakayı ele veriyorlar.


‘Üptük, yoktur çaremiz’

“…10 Kasım sabahı ‘terki hayat etmiÅŸlerdir’le biten son raporunu hususi dairede bana yazdırırken Dr. NeÅŸet Ömer meslek alışkanlığıyla ne serinkanlı ve ne de telaÅŸsızdı. Saray koridorlarında bir koÅŸuÅŸma oldu. ‘Salih Bozok kendini vurdu’ sesleri iÅŸitildi. ‘Mutat zevat’tan Bozok’un ‘O ölürse ben de yaÅŸamam’ dediÄŸini hep duyuyorduk (…) ‘Mutat zevat’tan harakiriye baÅŸkaca iltifat eden olmadı. 12 [...]


Atatürk; asıl şimdi

Bir arkadaÅŸla çocukluk günlerimiz hakkında sohbet ediyorduk. “Benim yaÅŸadığım ÅŸehirde” dedi, “Beton Mustafa diye bir semt vardı, çevremdeki herkes aynı ÅŸeyi tekrarlayınca çocuk kafamla böyle bir mahalle olduÄŸuna hüküm getirmiÅŸ olacağım ki, ben de yeri geldikçe bu ismi kullanmaya baÅŸladım. Sonradan bunun resmî isim olmadığını, uydurulmuÅŸ bir lakap olduÄŸunu öğrendim; büyüklerim de böyle söylememem gerektiÄŸini [...]


İncir gemisi

Hadise 1918′in Kasımı’nda geçiyor; belki de Aralık. Mustafa Kemal PaÅŸa, Suriye cephesi’ndeki Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı kaldırılınca 7 Kasım itibariyle Harbiye Nezareti emrine alınıp İstanbul’a doÄŸru yola çıkıyor. 13 Kasım’da İstanbul’dadır; tam da iÅŸgal gemilerinin Haliç’e demir attığı gün. “Yorgun Savaşçı”lar birer-ikiÅŸer pâyitahta dönüş demleri… Gerisini Falih Rıfkı Bey’in ifadesinden özetleyerek naklediyorum:


Atatürk Anayasa Mahkemesi’ne niçin lüzum görmemiÅŸti

Ortada tuhaf ve çeliÅŸkili bir durum var: 1924 tarihinde Büyük Millet Meclisi’nin kabul ettiÄŸi TeÅŸkilat-ı Esasiye Kanunu (yani Anayasa), kanunların anayasaya uygunluÄŸunu denetleyen bir yüksek mahkemeyi öngörmemiÅŸti ve 1924 Anayasası Mustafa Kemal PaÅŸa’nın anayasasıydı. Bu anayasa 1945′e kadar muhtelif deÄŸiÅŸikliklere uÄŸradıysa da temel felsefesini muhafaza etmiÅŸtir; bu bakımdan Atatürkçülük kavramının en temel ve fizikî siyaset [...]


“Türk milleti tab’en demokrattır!”

10. Yıl nutku görüntüleri hariç tutulursa Atatürk’e ait belgesel niteliÄŸinde film görüntüsü yok denecek kadar az; iÅŸte o nâdirattan biri CumhurbaÅŸkanlığı sitesinde yayına sunulmuÅŸ. 2 dakika 19 saniyelik kısa videoda Atatürk, ABD Büyükelçisi Joseph C. Grew ile bir bahçede yan yana görülüyor. Atatürk’ü merak ve dikkatle dinliyor, seyrediyorum: Çok rahat, irticâlî (dikkat; “irticâî” deÄŸil) konuÅŸuyor, [...]