Hart vakası nedir, Şeyh Eşref kimdir?

1919 yılının sonbaharı ve 1920 senesi, Anadolu’da eÅŸkıyalığın isyanlara, adi suçların siyasi hesaplara karıştığı, gerçekten buhranlarla dolu bir zaman kesitiydi. Devlet otoritesi noksanının ne türden feci hadiselere yol açtığını anlamak bakımından ana kaynaklarda geçmesine raÄŸmen pek bilinmeyen, üzerinde durulmayan “Hart vakası” üzerinde durmak yerinde olacaktır.

Bu hadise, genel görünüşü itibariyle Şeyh Sait Ayaklanması ve Menemen hadisesine benzeyen çizgiler taşımaktadır; ancak bu iki önemli hadise kadar bilinmez ve birkaç kaynak dışında zikredilmez.

O günlerde kaza statüsünde bulunan Bayburt’a baÄŸlı Hart nâhiyesinde (ÅŸimdiki adıyla Aydıntepe) meydana gelen bir isyan vakası, Ankara’da henüz tutunmaya çalışan ve kendine meÅŸrû bir zemin elde etmeye çalışan Heyet-i Temsiliye’nin başını aÄŸrıtan bir hadise olmuÅŸtu. Atatürk, Nutuk’unda bu meseleyi “Bayburt’ta bir yalancı peygamber” baÅŸlığı ile anlatıyor.

NUTUK’A GÖRE HART VAKASI

Buna göre Hart Karyesinde [nâhiye olması lâzım] oturan EÅŸref isimli bir ÅŸeyh, etrafındakileri Åžiilik telkinatında bulunmaktadır [diÄŸer kaynaklarda EÅŸref'in ÅžiiliÄŸi üzerine bilgi yoktur; bu bilgi hatalı olabilir]. Bayburt müftüsü bu durumdan rahatsızlık duyarak ulemaya mensup kimselerden bir heyet teÅŸkil edip Hart’a gönderir ve EÅŸref’i Bayburt’a davet eder. EÅŸref bu davete icabet etmez. Bunun üzerine “hükümet-i mahalliye”, EÅŸref’in üzerine 50 kiÅŸilik bir askerî müfreze gönderir. EÅŸref ise karşı ataÄŸa geçerek müridlerini silahlandırır, müfrezenin elinden silahlarını ve cephanelerini alarak bazılarını esir, bazılarını ise ÅŸehid eder. “Bunun üzerine civardan bazı kıtaat (askerî birlikler) Bayburda sevkolunmakla beraber meselenin kan dökülmeksizin muslihane (barışçı tarzda) halli tercih edilmiÅŸ” diyor Atatürk. “Åžeyh nezdine ulema ve ümeradan mürekkep birkaç heyet gönderilmiÅŸ… Hükümete mutavaatı (itaat etmesi) için nasayihte bulunulmuÅŸ”. En son olarak Erzurum’dan olay yerine giden Erzurum Kadısı heyetinin ricası da kâr etmemiÅŸ. Åžeyh bu nasihatçilere, “Hepiniz kâfirsiniz! Kimseyi tanımam, itaat etmem, harbedeceÄŸim. Allah bana ÅŸeriat ilanına memursun dedi” tarzında sert hitapta bulunmakla kalmayıp taraftarı olan köylere, “Sahib-i Åžeriat”, “Mehdi-i Muntazar” imzasıyla haber göndererek isyana davet etmiÅŸ.

Neticede Kaymakam (Yarbay) Halit Bey 25 Kânunuevvel (Aralık) 1919′da birlikleriyle Hart’a hareket ederek topçu ve piyade kuvvetleriyle Hart’ı sararlar. Çatışma baÅŸlar ve sonunda Halit Bey’in Atatürk’e çektiÄŸi ÅŸifrede denildiÄŸi üzere, “Hart meselesi, yalancı peygamberin ve oÄŸullarının ve tevabiinden bazılarının itlâfı (telef edilmesi) ve Hart’ın teslimiyle neticelenmiÅŸtir.” (Nutuk: C.1., Devlet Kitapları, 14. Basılış, İstanbul, 1982, s. 344-346)

GENELKURMAY KAYNAKLARINA GÖRE…

Genelkurmay tarafından yayımlanan “İstiklâl Harbinde Ayaklanmalar” isimli eserin 6. cildinde de Nutuk’takine ana hatlarıyla benzeyen bir anlatım vardır. Buna göre hadise tipik bir irticai harekettir ve EÅŸref’in “kendine özel bir tarikat” kurmasıyla baÅŸlar. Durumu öğrenen İçiÅŸleri Bakanlığı bir soruÅŸturma açar; ama EÅŸref soruÅŸturmaya karşı çıkınca 6 Aralık 1919′da Bayburt’taki 28. Alaydan 50 kiÅŸilik bir müfreze göz korkutmak için Hart’a gönderilir.

Hart’a gelen heyet, Åžeyhin önceden ayrılması sebebiyle kendisi ile temas edememiÅŸtir ama köylüler, yorgun düşen askerleri ikramda bulunmak vaadiyle birer ikiÅŸer evlere dağıtmış ve bu esnada EÅŸref’in Hart’a geri dönmesiyle birlikte harekete geçerek onları esir almıştır. Bu olay, Alay Komutanı Binbaşı Nuri’nin ÅŸehit edilmesiyle yeni bir boyut kazanmış, bunun üzerine otuzar kiÅŸilik iki piyade bölüğünden yeni bir müfreze oluÅŸturularak 9 Aralık 1919′da Hart’a sevk edilmiÅŸtir. Ne var ki EÅŸref bu müfrezeye de bir baskın düzenlemiÅŸ ve askerleri tutsak ettikten sonra, kendisinin Mehdi olduÄŸunu ilan edip daha da azgınlaÅŸmaya baÅŸlamıştır. Askerlerin tedbirsizliÄŸi ve tecrübesizliÄŸi neticesiyle oluÅŸan bu durum karşısında hükümetin uzlaÅŸma giriÅŸimlerinde bulunmuÅŸ olması da bir fayda saÄŸlamamıştır ve bu defa dört tabur ve iki bölükten oluÅŸan 700 kiÅŸilik bir kuvvet Hart’a gönderilmiÅŸtir. İhtiyaten biri Gümüşhane’de, diÄŸeri Of’ta iki tabur da hazır beklemektedir.

24 Aralık’ta Hart’ı kuÅŸatan bu kuvvetler özellikle topçuların isabetli atışları vasıtasıyla sonuca gidebilmeyi baÅŸarmıştır. Evine isabet eden top mermisiyle havaya uçan Åžeyh EÅŸref’in akıbetini öğrenen müritleri daha fazla direnemeyip teslim olurlar.

“YALANCI PEYGAMBER” ÅžEYH EÅžREF KİMDİ?

VerdiÄŸi bilgiyi ÅŸahsen doÄŸrulama imkanı bulamadığım için ismini zikretmeyeceÄŸim bir mahalli web sitesine göre Åžeyh EÅŸref, Bayburt’un Hart Bucağı’na baÄŸlı Hart Köyü’nde oturan bir tarikat reisiydi. Of ve Sürmene gibi yörelerde haylice müridi bulunması, onun etrafına Åžiilik telkin ettiÄŸi iddiasını zayıflatıyor. Muhtemelen gönderdiÄŸi haber ve mektuplarda (daha ziyade Åžiiler’in kullandığı) “Mehdi-i muntazar”, yani “Beklenen Mehdi” ibâresi, Atatürk’ün Nutuk’ta böyle bir iddiayı seslendirmesine sebep olmuÅŸtur. Peygamber olduÄŸunu ve ÅŸeriat düzenini uygulama için gönderildiÄŸini ileri sürerek 1908 yılından sonra yöresinin hakimi olmuÅŸ, Bayburt ve çevresinden 400 silahlı adam edinmiÅŸti. EÅŸref Trabzon’a baÄŸlı Of ve Sürmene’den destek alıyordu. Bu bilgilerin saÄŸlık derecesi zayıftır ve Anadolu’da bu tür kimselerin peygamberlik iddiasında bulunması hemen hiç rastlanmayan bir durumdur.

Bellidir ki EÅŸref, peygamberlik iddiasından ziyade o yıllarda Anadolu’da onlarcası kendince faaliyet gösteren cerbezeli mahallî din önderlerinden biridir. Hayatı hakkında daha geniÅŸ malumata ulaÅŸamadım fakat Hart Vakası’nı Nutuk’a ve Genelkurmay kaynaklarına göre daha yakından yaÅŸayan ve aktörleri hakkında daha etraflı bilgiler aktaran bir baÅŸka rivayet daha var. Bu rivayet, hatıraları henüz yayınlanmamış olan Gümüşhane Mebusu Zeki KadirbeyoÄŸlu’nun ifadelerine dayanıyor. Bu anlatım, olayların genel akışını doÄŸrulamakla birlikte ayrıntılarda önemli farklılara iÅŸaret etmesi bakımından önemlidir.

(Devamı gelecek sayıda)

PaylaÅŸ:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Technorati

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Hart Vakası ve Åžeyh EÅŸref hadisesi hakkında bir baÅŸka yaklaşım Zeki KadirbeyoÄŸlu, 1919 yılının son aylarında memleketi Gümüşhane’dedir ve son...
  2. Hart Vakası ve Åžeyh Beynelislâm bir din savaşı mı: Maazallah! ÇoÄŸumuzun bildiÄŸi -ama kâğıt üstünde bildiÄŸi- bir gerçekle Saddam’ın idamını...
  3. 1324 senedir dinmeyen matem: Kerbelâ vakası İnançlar tartışılmaz, irdelenmez, onların tabiatına beşeri bilimlerin metodları uygulanarak nüfuz...
  4. Sahi nedir ÅŸu “teferruat”? ‘Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır’ sözü, son günlerde büyük...
  5. Zihni düşkünlüğün devâsı nedir? “AKP’nin Alevi açılımı, Alevileri asimile ederek bitirme söylemidir. AKP iktidarı,...

Ahmet Turan Alkan - 1 Ocak 2007

Kaynak: http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=26335

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (1 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

One Comment to “Hart vakası nedir, Åžeyh EÅŸref kimdir?”

  1. dj diyor ki:

    yok ya böyle şey olurmu bunlar uydurma herkes o ayaklananın kutsal mekanda içkili bir eglence yapılmak istenmesinden kayaklandıgıı bilyo

Yorum yapın