Çekirgenin dönüşü

-Çekirge! Sen… Nasıl girebildin içeriye; kovmamış mıydım ben seni?

-Hocam, lütfen affediniz; gençliğimin ve cehâletimin kurbanı oldum; söz veriyorum, artık siyasetle ilgilenmeyeceğim. Anayasa kitapçığını da 1 lira eksiğine kitapçıya iade ettim. Ben hata ettim efendim affediniz!.

-Hmm bu kolay olmayacak Çekirge; beni ve okulu savcılığa ihbar etmen öğretimiz açısından çok sarsıcı oldu. Neyse ki Savcı Bey, burada sadece Kung-fu öğretisi ile meşgul olduğumuzu anlayınca takibattan vazgeçti ama maliye memurları bizi hayli terletti. Meğer iki seneden beri defterdarlığa vergi beyanında bulunmamışız yahu…

-Ne söyleyeceğimi bilemiyorum hocam; hep o Anayasa kitapçığı yüzünden oldu bunlar…

-Suçu Anayasa’ya atman hoş değil çekirge, önce kendi nefsinle yüzleşmelisin!

-Zaten öyle yapıyorum hocam. Anayasa’nın sonundaki 174. madde yanılttı beni.

-Bak hâlâ aynı terâne üzerindesin…

-Öyle demeyiniz hocam; bu maddeye göre okulumuz, 174. maddenin 3. şıkkında zikredilen 30 Teşrinisâni 1341 tarih ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerin seddini âmir İnkılâp Kanununa mugayir bir vaziyet gösteriyordu.

-Ne demek bu şimdi; ne ilgimiz var bizim tekkeyle zaviyeyle?

-Neticede tekke denilen yer de, bizim okula benzeyen bir kuruluş hocam; onların da öğretisi var, bizim de; üstelik zikir ve âyine benzeyen ritüellerimiz de var; uzaktan bakılınca âyin gibi görünüyor!

-Savcı öyle demedi ama, sporla uğraştığımızı görünce yakamızı bıraktı.

-Vaktiyle okçuların da tekkesi vardır hocam; onlar da spor kulübüydü ama takk!

-Ee?

-Eesi şu hocam; ben sandım ki 174. maddede değiştirilme teklifi bile yasaklanarak korunan İnkılap kanunları halen mer’iyettedir; lakin gördüm ki İnkılap kanunları fiilen uygulanamıyor!

-Nasıl yani, olur mu öyle şey, inanmam!

-Alın mesela 671 sayılı Şapka iktisası kanununu; Cumhurbaşkanından Meclis başkanına, Başbakandan YÖK başkanına kadar bu şapka ahkâmına uygun serpuş iktisâ eden birini gördünüz mü?

-…?

-Meselâ Tekkeler; Tekke adını kullanmamak kaydıyla her türlü tekkesel faaliyet serbest hocam. Bu ülkede vakıfların tamamına yakını tekke gibi çalışıyor.

-Yaa!

-Bitmedi; Türbelerin de kapalı tutulması gerekiyor; Siz hiç kapalı türbe gördünüz, duydunuz mu acaba?

-…?

-Daha ilginci de şu: Bu anayasa maddesinde zikredilen ay isimleri bile mevcut kanunlara aykırı hocam; meselâ Teşrinisani, Kânunuevvel diye bir ay ismi, 1341, 1335 diye bir takvim yılı mevcut bulunmuyor resmen, ama anayasada var; değiştirilmesi de yasak!

-Sahi be; hakkaten öyle galiba!

-Diyelim genelkurmay başkanını imâen “Büyükanıt Paşa” dediniz; Anayasa suçu hocam; cezayı müstelzim bir cürüm!

-Benim aklım karıştı iyice; oğlum neticede ben seni kovmamış mıydım; sen de gidip okulumuzu savcılığa şikayet etmemiş miydin?

-Hık-mık… evet ama hocam, bakınız sizin şer sandığınız o hadiseden nice hayırlar tevellüd etti. Okulumuzu kapanmaktan, öğretimizi unutulmaktan kurtardım!

-Evet, yani şeey… ama bizi çok incittin Çekirge.

-Bütün okulu sabunlu sularla yüz kerre yıkasam, üstüne de bir ay süreyle çivili yatakta yatsam beni affeder misiniz hocam, ne olur?

-Bir düşünelim bakalım; sen bu arada getirdiğin baklava tepsisini arkadaşlarına götürüver; bana da bir anayasa getir; bakalım dediklerin doğru mu?

Ahmet Turan Alkan - 27 Aralık 2006

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=478749

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (Henüz oylanmadı)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Henüz Yorum Yok.

Sizin Yorumunuz

(gerekli)

(gerekli)