Atatürk’ün ruhu
-Perdeleri iyi kapatalım arkadaşlar, ayrıca şu yemek artıklarını da kaldıralım masadan; o ketçap şişesini de; ortam nezih olmalı, müziği de kapatalım lütfen?
-Hadi ama Nur abla, abartmıyor musun biraz? Bu müsbet bilim dünyasında ruh-muh gibi şeyleri ciddiye almak ne kadar bilimsel bir şeydir ki?
-Böyle düşünüyorsan celseye katılmamakta özgürsün Özgür; seni baÄŸlayan yok, sen rica etmiÅŸtin unuttun mu? BaÅŸka inançsız varsa ÅŸimdiden söylesin hemen… Siz ruhları tanımıyorsunuz, seanslara katılmakta çok müşkülpesent davranırlar, meselâ Özgür gibi arkadaÅŸlara da sonu acıklı biten ÅŸakalar yapmayı pek severler.
-Ne gibi Nur abla; oh, korkutuyorsun beni?
-Bir defasında senin gibi bir dalgacı vardı; seansta öyle ÅŸeyler yaÅŸadı ki altı ay konuÅŸamadı, hatta yemeÄŸini bile çorba ÅŸeklinde boruyla ön diÅŸlerinden birini kırıp aÄŸzına akıtmak zorunda kaldılar… Onun için ya edebini takın, ya da çık biraz gez istersen…
-Özür dilerim, kalmak istiyorum, lütfeeen!
-Peki, boş sandalye kalmasın, o fazla sandalyeyi öteki odaya götürelim; herkes cep telefonunu kapatsın. Ha, bu arada içimizde abdestsiz olan var mı arkadaşlar, bu önemli!
-Ne demek abdestsiz, hangi abdest? Bu iş çığırından çıkmaya başladı artık Nur. Camide mevlit mi dinleyeceğiz ayol, alt tarafı ruh çağırma seansı değil mi?
-Abdestsiz isen sen de çıkabilirsin şekerim; ama çıkarken iskemleni de götür. Tamam mı arkadaşlar? Şimdi çağırmak istediğimiz ruh için önce üç Kulhü bir Fatiha okuyacağız içimizden. Lütfen sessiz olalım.
-Şey, kulhü tamam da Fatiha’da şaşırabilirim. Sen açıktan okusan biz de amin desek olmaz mı?
-İnanmıyorum arkadaÅŸlar yaa… Mozart’ın Requiem’ini ezbere bilen birinin kısacık Fatiha’yı bilmemesi acıklı bir olay. Neyse, baÅŸlıyorum…
-Bi dakka bir dakka; kimin ruhunu çağırıyoruz şimdi; önce tanıdık birini çağıralım ki gerçekten ruh geliyor mu, yoksa biri bizi mi işletiyor bilelim; değil mi arkadaşlar?
-Babannemi çağıralım; elmas yüzüğünü o öldüğünden beri bulamıyoruz, yerini sorarız, bulursak bu ruh çağırma şeysine inanırım; ne dersiniz?
-ArkadaÅŸlar, arkadaÅŸlar… Böyle küçük enti-püften çıkarcı duygularımızı katmayalım iÅŸin içine. Bu… nasıl desem, ulvî… olmadı gönendirici, pisiÅŸik bir meta-olay. Ruhun iÅŸi yok da senin yüzüğünle mi uÄŸraÅŸacak Ayfer, aÅŸkolsun?
-Katılıyorum; öyle maddesel bir olay olmasın ama ikna olabilmemiz için çağırdığımız ruhu minik bir testten geçirmekten yanayım ben. Mesela bugün bir saat sonra Adana’da İngiliz safkanları koşacak. Versin bize altılının tüyosunu, inanalım. Nasıl?
-İğrençsin Beark! İnanmıyorum yaa…
-Tartışmayı keselim lütfen; bence ükemizin içinde bulunduğu olumsuz koşulları aydınlatacak, bize her hususta yol gösterecek, öğütler verecek tarihsel bir kişiliği çağırmalıyız.
-Buldum!
-Kimdir?
-Recep Peker’i çağıralım, ÅŸu katıldığı son CHP kurultayında olup bitenleri soralım; böyle deÄŸerli bir insanı nasıl refüze ettiler, hâlâ aklım almamıştır…
-İyi ama o zaman CHP’nin parti içi meselelerine hariçten bulaşmış olmaz mıyız? Zaten parti çorba gibi. Ya bilmememiz gereken bir şeyi açıklarsa Recep Bey, o zaman ne olur düşünebiliyor musunuz? Başka teklif?
-Åžeyi çağırsak ne dersiniz bilemiyorum: İsmet PaÅŸa’yı…
-Senin ömrün de İsmet Paşacılıkla geçecek Dilaverciğim. Merhumun ruhu da hayatı gibi ayan-âşikâre ortada değil mi? Ne bilmek istiyorsun sahi İsmet Paşa hakkında?
-Hani şey vardır ya; 1937’de Atatürk bunu Başvekillikten azlediyor, sonra bir daha hiç görüşemiyorlar filan?
-Hmm, ilginç olabilir…
-Bir dakika arkadaşlar, niçin Atatürk’ün ruhunu çağırmıyoruz ki; olayı ikinci derecedeki aktörden dinlemek yerine Atatürk’ten öğrensek bence daha iyi olur. Ne dersin Nur, gelir mi?
-Vallahi gelmesine gelir ama ben size güvenemiyorum; olmadık bir şey söyler veya yapar, Ata’yı öfkelendirirseniz diye endişeliyim.
-Tamam söz, aÄŸzımızı bile açmayız, lütfen, lütfen…
-Peki o halde, şimdi herkes sussun ve Fatiha okuyalım.
-Sonra ne yapacağız?
-Patladın Beark; senin yapacağın sadece susmak; susacaksın anlaşıldı mı? Ben söylemedikçe hiçbiriniz aÄŸzını bile açmayacak. Åžimdi saÄŸ elimizin ÅŸehadet parmaklarını ortadaki fincana deÄŸdiriyoruz. Ruh gelince elektiriÄŸi hissedeceksiniz; sakın korkmayın, paniÄŸe kapılmayın, gözlerinizi açmayın ve bana güvenin. Evet baÅŸlıyoruz…
-…
-N’ooldu, n’ooldu?
-…
-Geldi mi, ne diyor?
-Şşşt, hmmm…
-Bana da söyleyin yav, geldi mi gelmedi mi?
-Susssss
-Geldi, geldi, hissediyorum, fincan hareket ediyor…
-Şşşt…
-Sorsana, Latife Hanım ne zulümler yapmış ki Atatürk onu boşamak zorunda kalmış; bir de o açıdan şeyetsek konuyu?..
-Şşş…
-Evet, ışıkları yakabilirsiniz, celse bitti, üff çok yoruldum…
-N’oldu Nur abla, geldi değil mi?
-Geldi gelmesine ama çok sinirliydi, şöyle bir göz atıp hemen döndü.
-Niye ki, bir terslik mi oldu?
-Dedi ki, “vay keratalar, ben size müsbet ilimi miras bıraktım sizin uÄŸraÅŸtığınız nânelere bak” dedi, kızmıştı galiba…
-Adam haklı birader!
-Ben demiÅŸtim, dinlemediniz..
-Kapatın çenenizi ve def olun; sizinle ruh çağıranda kabahat zaten, def olun diyorum def oluuun!
İlgili olabilecek yazılar:
- Atatürk Sivassporluydu! Bizim basın hayatımız -eksik olmasınlar- kışkırtıcıdır, kendinizi matbuatın mantığına fazlaca...
- Atatürkçüler için yol ayrımı Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? Yol ayrımından kastım, kendi zehaplarına...
- “Atatürk saÄŸ olsaydı” testine buyurunuz! Musul civarlarında balistik füze fırlatıldığına iliÅŸkin (hangi kaynaklı?) haberlerin Ankara’da...
- Atatürk Anayasa Mahkemesi’ne niçin lüzum görmemiÅŸti Ortada tuhaf ve çeliÅŸkili bir durum var: 1924 tarihinde Büyük...
- Sanat eserlerine akseden Atatürk anafikri üzerine 10 Kasım münasebetiyle TRT ekranlarında gösterilen “Cumhuriyet” filminden bazı bölümler...
Ahmet Turan Alkan - 17 AÄŸustos 2008
Kaynak: http://pazar.zaman.com.tr/?bl=14&hn=2606
Bu yazıyı yazdırEğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


(6 oy, ortalama: 4,83 / 5)

Bu kadar şahane bir yazıyı yazabilecek ender insanlardansınız Ahmet Abi. Üslûbunuza ve hayal gücünüze hayranım. Romancılığınıza da diyecek olmazdı heralde.
Sonunu harika bağlamışsınız. Artık birileri ruh çağırma seanslarından uyanırsa ve kazara okursa bu yazınızı eminim çok yararlı olacak; ruh sağlıkları açısından.