2009 Arşivi
Kozmik sırrı ifşa ediyorum!
Bu hikâyeyi daha önce bir yerlerden duymuş olabilirsiniz fakat yeridir, tekrarında fayda var: Uzak seferlere çıkan bir geminin yaşlı, çok tecrübeli bir kaptanı varmış.
Bu kaptan her sefere çıkmadan önce kaptan köşkündeki kendine mahsus özel kasanın kapağını açar, içinden kilitli bir kutu çıkarır, kutunun kapağını aralayarak içine bir süre bakarak dua eder gibi gözlerini kapatıp kendi [...]
Askerlerin onuru
Artık söz konusu olan Türkiye’de askerlerin siyasete mesafeleri, müdahaleleri ve siyasetten ne anladıkları değildir; kısaca asker-siyaset ilişkisi değil ele alınması gereken; Ordunun toplumla münasebeti, nisbeti…
Cumhuriyeti ordu kurdu ve kuruluşta silahını masanın üstüne koydu. Yeni devlet, TBMM ordularının başkomutanı M. Kemal Paşa’nın dünyayı gördüğü ve yorumladığı perspektifin çerçevesinde şekillendi. 1923′te Reisicumhur seçilen M. Kemal Paşa, Meclis’in [...]
Klarinet
-Gündem ısındı üstad; köşe yazarlarına gün doğdu, seç, beğen yaz durumları?
-Neyi kastediyorsun Çekirge tam olarak…
-Mesela KCK tutuklularının kelepçelenmesi; ne diyeceksiniz?
Kulaasma!
Ayıptır söylemesi sevgili okuyucularım, internetin bir kenarında “Beylikdüzü’ne kar yağıyor; işte ilk görüntülerin videosu” diye bir yazı görünce sağ elimle pencerenin perdesini aralarken, sol elimle de videoyu çalıştıran butonu tıklamaya uğraştım; elbette ikisinden de müsbet bir netice alamadım çünkü -yine ayıptır söylemesi- bendeniz, merdiven çıkarken ıslık çalabilecek kadar hünerli biri olamadım hiçbir zaman.
Demagoji yapıyorum!
Eskiler “Tahdîş-i ezhân” derlerdi buna; zihnin tırmalanması, kurcalanması mânâsına. Günümüzdeki karşılığı “Gri propaganda”dır; zihin karışıklığı. Hadiseleri değerlendirirken neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda tereddüde düşmek, olayları “üst değer”lerin geçici kaybı neticesinde anlamlandıramamak…
“Kimsenin bu dünyada yoktur selâmeti / İllâ hayâl-i yâr müsellem gelir gider” demiş şair. Müsellem, “Su götürmez derecede doğruluğu, hakikati herkesçe kabul edilmiş, âşikâr [...]
Çarmıh empatisi!
Çarmıha gerilme kavramının Hıristiyan teolojisinde hangi mânevi ezâ duygularına tekabül ettiğini bilmiyorum fakat rivayetlerde geçen kadarıyla Romalıların tatbik ettiği bir infaz usulüdür; suçluyu çaprazlama iki kalas üzerine ellerinden ve ayaklarından çivileyip, böğrünü kılıç veya mızrakla delerek ölüme bırakıyorlar.
Kur’an’ın reddettiği anlatıma göre Hz. İsa’nın alnına dikenli bitkiden yapılmış bir taç yerleştirilmiş; bu taç, Hz. İsa’nın peygamberlik [...]
Savunmak veya savunamamak…
İşte nihâyet yapıcı ve yol gösterici muhalefet türünün olumlu bir örneği ile karşılaştık:
Eski Milli Savunma bakanlarından, MHP Milletvekili Sabahattin Çakmakoğlu, bütçe görüşmeleri esnasında yurtdışındaki askerlik mükellefleri için “mobil askerlik” sistemini teklif edince şimdiki Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, bu teklifi “uygulanabilir” buldu ve çalışmalara başlayacaklarını açıkladı.
Özeleştirisi ise işte özeleştiri..
Geçen hafta bir e-mektup aldım; iznini almadığım için yazanın ismini belirtmiyorum. Diyor ki “Bence, sadece kendi ulusuna aydın olan Türk aydını, artık Kürt ulusuna akıl vermeyi bırakmalı. Sizin oralardan burası net görülmüyor. Bu coğrafyayı işkencehaneye çeviren bir sistemin aydını ancak ve ancak böyle aydın olma yolu izleyebilir. Ve şunu da unutmayın, Türk aydıncığı, Kürt hareketi [...]
Şehâdet bir, gazilik iki, istihbarât üç…
-Oo hocam hoşgeldin, hoşgeldin; gel şöyle buyur, çekinme lütfen; oğlum, bak bakalım hocamız ne alıyor?
Çay, kahve, ayran? Karnınız açsa tost yaptıralım hocam; bizim karargâhın tostları nefistir. Mersinli bir çocuk var; dehşet lezzetli tostlar yapıyor, hatta ıspanaklı tost bile icad etti kerata. Denemek ister misiniz?
-Sağulun komutanım, çay varsa yetişir, mahcub ediyorsunuz?
Başbuğ istifa!
31 Ekim tarihli “Kısaca fikrim” başlıklı yazımın ilk cümlesi şöyle: “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı, “psikolojik” boyutu aşan bir operasyon yürütülmektedir”. Yine aynı kanaatteyim.
Genelkurmay Başkanı Başbuğ da aynı şeyleri söylüyor; teşhiste beraberiz fakat sebepler faslında yollarımız ayrılıyor. Öyle anlaşılıyor ki Sayın Başbuğ ile aramızdaki zihni beraberlik, “demokratik bir kamu idaresinde Silahlı Kuvvetler’in yeri ve görevi” üzerinde [...]


