2005 Arşivi
Havadan sudan…
Bir avukat arkadaşım yıllar önce başından geçen bir hadiseyi anlatmıştı. Yaşlı bir kadıncağız davacı sıfatıyla mahkemeye gelmiş ama durum beklediği gibi gelişmeyince itiraz edecek olmuş.
Hâkim de kadını iknâ maksadıyla “kararıma itimad et, bak ben peygamber postunda oturuyorum” deyince yaşlı kadının ağzından gayr-ı ihtiyâri, “o zaman ben de dâvâmı hâkimlerin hâkimine havâle ederim” sözleri dökülüvermiş. Hâkim [...]
Siyasal banka, ticarî parti?
3 Kasım 2002 seçimlerinden önce Recep Tayyip Erdoğan, bir televizyon programında İş Bankası’nın Erol Evcil isimli şahsa 150 milyon dolar kredi verdiğini, bu işlemde iki CHP’li banka yöneticisinin imzası bulunduğunu iddia etmiş.
CHP’li yöneticiler, “bu haber doğru değildir” diye R.T. Erdoğan’ı mahkemeye verip 27 bin 100 lira tazminata mahkûm ettirmişler. Karar kesinleşmiş ve Erdoğan’ın avukatları tazminatı [...]
“Trafikte silahlı 300 bin sürücü var!”
Ağaç işleriyle uğraşmayı severim; işini sanat derecesinde iyi yapan bir ustayı seyretmek, kötü yazılmış bir kitabı okumaktan, incir kabuğunu doldurmaz neviinden şeyleri münakaşa eden televizyon yıldızlarını (!) seyretmekten daha faydalı ve dinlendirici görünüyor bana.
Geçenlerde ağaç torna işleriyle uğraşan bir dükkâna yolum düştü. Kaba ağaç parçalarının tornada nasıl zarif şekiller aldığını büyülenmiş bir çocuk gibi seyrederken [...]
Deniz ve köpük
Türkiye’yi yeni tanımaya başlayan birisi vaziyeti görse, “Türkler yemeyi içmeyi unutmuş, bir gazetecinin eski gazetesinde çalışırken neler yaşadığına dair yazdığı kitabı tartışıyor” diye düşünür; öyle görünüyor çünkü. Kitapta yazılanlarla ilgili ve ilgisiz bütün taraflar, son yılların en büyük kitap reklâm kampanyasına destek vermek için el ele vermiş neredeyse muhâl’i zorluyorlar.
Bu durumda kitabın yazarı, “Meğer ben [...]
Düello nasıl bitmişti?
Geçenlerde “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar” isimli yerli filmi seyrettim; bazılarınız, “Günaydın, o film vizyondan kalkalı kaç sene oldu” diyeceklerdir de ben yine Yahudi’yi sigaya çeken yeniçeri nüktesini hatırlatıp geçeceğim; “Benim yeni haberim oldu”.
Vaktiyle Bursa’nın eski mahallelerinden birinde kurulmuş olan bir amatör futbol kulübü ve onun etrafında cereyan eden hadiseler anlatılıyor filmde. “Mahalle” ve “kulüp” kelimelerinin [...]
“Gelen içiyor, giden içiyor!..”
Şu içki ruhsatı haberlerini takip ediyorsunuz değil mi; takip etmenize gerek yok aslında, “haber” sizi takip ediyor.
İletişim fakültelerinde okutulup incelenecek türden bir haber operasyonu ile karşı karşıyayız; yüksek lisans tezi bile olur, başlığını görebiliyorum: “Gazetecinin ‘haberi inşa’ fonksiyonu: AKP’li belediyelerin içki ruhsatına yaklaşımı çerçevesinde bir örnek olay incelemesi”
Çarşıda, pazarda, kırda, bayırda böyle bir mesele yok [...]
Atatürk Sivassporluydu!
Bizim basın hayatımız -eksik olmasınlar- kışkırtıcıdır, kendinizi matbuatın mantığına fazlaca kaptırırsanız savrulur gider ve hakikatte gündemin ne olması gerektiğini asla fark edemezsiniz.
Atatürk’ün Galatasaraylı olduğu yolundaki son iddiayı da bu minvâlde çocukça bulduğumu ifade etmeliyim; çocukça ama kışkırtıcı işte. Nitekim Fener, BJK camiası hop oturup hop kalkıyor ve kulüp müzesinin duvarındaki gazete kesiklerini yarıştırarak Kartal veya [...]
Hacı Osman Efendi’nin dünyasına küçük bir yolculuk
Hacı Osman Efendi’nin, bakkaliye ve özellikle bakliyat nevinden kuru gıda sattığı bir dükkânı vardı Maraş Çarşısı’nda. Belki başka dükkânlarda fiyat üzerine pazarlık edilirdi ama Osman Efendi’yle pazarlık edilmeyeceğini müşterileri bilirdi.
Fiyat neyse oydu; müşteri, bu fiyatın içine dizginsiz kâr etme arzularının giydirilmemiş olduğunu bilmenin itminânı ile gelirdi oraya.
Hacı Osman Efendi, namaz vakti gelince, vaktiyle çarşı üstündeki [...]
Yine usul ve üslup meselesi
Cumhuriyet kaç yaşında? 82′yi doldurdu, 83′ten gün alıyor. Az değil; fazla da sayılmaz. “1923′ü niçin başlangıç sayıyorsun, bizim hükümran devlet geleneğimizde kesinti yok, bin senedir buradayız” denilebilir; ben bu mantığı doğru bulanlardanım ama aramızda Cumhuriyet’i milat sayanlar hatırı sayılır bir kemiyet teşkil ediyorlar, o bakımdan Cumhuriyet’in yaşı ve kıdemi önemlidir.
83. senede aşk ü şevkle tartıştığımız [...]
Soyadı
Vaktiyle komik internet sitelerinde liste halinde verilen inanılmaz derecede garip soyadları görürdük; bu listeler hâlâ var ama alıştığımız için mi nedir, kimsenin dikkatini çekmez oldu. Kanıksandı.
Böyle kötü bir soyadıyla yaşayan insanlar da durumu kanıksamışlar mıdır, bilemem. Bunlardan biriyle karşılaştığımda, “nasıl olur da soyadını değiştirmiyorsun?” diye sormak yerine, 30′lu yıllarda bu marifeti işleyen nüfus memurlarına çok [...]

