2003 Arşivi

Bombalar Gündemi Vurdu

Belli ki -kimliğini bir türlü tespit edemediğimiz ama varlığını bal gibi bildiğimiz- bir takım çevreler, Türkiye”yi hakiki gündeminden uzaklaştırmanın, Türkiye”yi en ucuz ve zahmetsiz tarzda istikrarsızlığa uğratma usûlü olduğunu biliyorlar.
İstanbul”da patlayan bombalar bir mânâda muradına erdi sayılır; ölen mâsum insanların büyük çoğunluğu Türk ve Müslüman olsa da patlamaların yarattığı tedhiş duygusunu üzerimizden atmak zor olmadı [...]


Fıstık gibi makale!

Okuyucuyu peşinen ikaz etmeliyim; ben bir Kıbrıs uzmanı değilim; adayı hiç görmedim bile. Yazacaklarım, sadece ortalama bir gazete okuyucusunun dikkat ve düşüncelerinden ibaret.
Esasen gazetemizin Yorum sayfalarında meseleyi çok yönlü ve boyutlu bir tarzda irdeleyen güzel tahliller yayınlandı; konuya o seviyede bir katkı yapmamı beklemeyiniz.
Bülent Ecevit hafta içinde Star Gazetesi’ne Kıbrıs’la ilgili bir yazı yazdı; [...]


Bir fâsıla var cân ile cânân arasında

“İçinde hâdise kelimesi geçen bir şarkı söyleyin” denilse bizim kuşağın kısm–ı âzâmı lâhza sektirmeden “Bir hâdise var cân ile cânân arasında” şarkısını mırıldanmaya başlar.
Böyle bir yarışma yapılıyormuş, bir kısmını seyrettim ve gördüm ki, benim gibilerin repertuvarı, genç kuşaklar için neredeyse Sanskrit edebiyatı kadar antik ve meçhûl bir birikimden ibârettir. Pop kültür, sandığımdan daha yaygın [...]


Aslında çok şey istiyoruz

Hürriyet gazetesinin başyazarı Oktay Ekşi, YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz’ün emekli olması üzerine dün, Gürüz’ün ne kadar başarılı olduğunu savunan bir yazı kaleme aldı; “Kemal Gürüz gitti…” başlıklı yazının ruhu şu cümlede özetlenmiş gibidir:
“Gürüz sadece üniversitelerde eğitim düzeyinin ve bilimsel verimliliğin yükselmesi için uğraşmadı, üniversitelerimizdeki şeriat özlemcilerinin tasfiyesi yönünde de çok ciddi kavgalar verdi”. [...]


Türk dergiciliğinde Aksiyon Gerçeği

On yaşın kutlu olsun Aksiyon; daha nice on yıllara. İlk günden bugüne Aksiyon”a emek veren herkesi, siz okuyucular adına tebrik etmeme izin verirsiniz değil mi? Haftalık haber dergisi, Türk okurunun pek alışkın olmadığı bir yayıncılık türü. Gazete satışlarının bile nüfusa nispetle hayli fukara çizgide seyrettiği bir kültür ikliminde haftalık periyot, okuyucuda yadırgama hissine yol açmış [...]


“Harda bir Müsülman görirem; korkirem…”

Bombalama hadiselerinin görünürdeki failleri tesbit edildi. Meçhulün birinci tabakası çabucak bulundu ve kaldırıldı; altından çıkan malzeme zengin spekülasyonlara müsait.
Basın da bunu yapıyor zaten. Daha alttaki tabakaların günışığına çıkarılmasını da kuvvetle ümid ederiz.
İslâm tarihini, hatta bu tarihin mezhepler ve inançlar boyutunu iyi bilmeden kimliği tesbit edilen faillerin “kimliği” bilinmiş olmaz. Failler ilk bakışta dini bütün, [...]


İstifa dedim de aklıma geldi…

Ecevit’in siyasete vedâ kararı, bende hazin bir gecikmişlik duygusu uyandırdı; kararın fiilen mahalli seçimlerden sonra yapılacak parti kurultayına kadar askıda bırakılması, gecikmişlik hissini pekiştiriyor.
Her şeye rağmen son on yıldaki performansı ile Ecevit, zihnimizde olumlu bir intibâ bıraktı. 70′li yılların hırçın, ideolojik yörüngesi bulanık, siyasi muhasımlarına karşı yırtıcı Ecevit’i, 12 Eylül’lü seksenli yıllardan sonra Türk [...]


Köylünün fendi

Müslümanların siyasete müdahaleleri konusunda gittikçe kemikleşen kötü, hilm ve nezaketten uzak, estetik kaygı taşımayan bir üslûpla karşı karşıyayız: Aktüel bir hâdiseden bahsetmiyorum; neredeyse son asrın tamamına yayılan bir vetirede Müslümanların siyasetle ilgisi, kaba bir üslupsuzluk biçiminde tecelli etti. Yeri geldiğinde ‘İslâm dünyasının batıya dönük, tek laik toplumu’ sözleriyle onurlandırmaya çalıştığımız bu topluluğun modern siyasi hayatta [...]


Bir hikâye anlatmak; varolmak!

Hiç kimse Warner Bros veya Metro Goldwyn Mayer gibi hikâye anlatamaz. Bu devrin masalcı nineleri onlardır.
Artık sadece masalcı nineler değil yeryüzünde hiçbir toplum kendi hikâyesini, efsânesini, destânını veya serencâmını bir başkasına anlatmak iktidarında değildir.

Edebi teknik açısından roman, hikaye, masal veya film birbirinden ayrılıyor ama hepsinin birleştiği ortak nokta yaşanmış veya yaşanması muhtemel bir vakayı [...]


“Köroğlu gözün körolsun!”

İslami terör kavramı, İslâm’ın toplumsal tezahürlerini daraltıcı ve mahkum edici tesir yaptığı için son tahlilde Müslüman kimliğinden yüksünmeyen herkesin kanına dokunuyor.
Türkiye’de bu tâbirin hayli iştahlı bir taraftar kitlesi buluvermesi, ülkede bidâyetten beri “İslâmî olan”ın aleyhine genişleyen seküler dalga ile örtüşmesi ve netice itibariyle menfaat birliği içine girmesi anlamını taşıyor. İslâmi terör, bazı müslümanların teröre [...]